Radyoloji

Radyoloji

HİSTEROSALPİNGOGRAFİ:

  • Halk arasında rahim filmi olarak bilinmektedir.
  • Rahim ve tüplerin durumunu aydınlatmak için,özellikle infertil (çocuk sahibi olamayan) veya tekrarlayan düşükleri olan bayan hastalara,özel bir alet ve ilaç uygulanması ile yapılır.
  • Adetin bitiminin hemen ilk günlerinde bu özel çekim yapılır.

ORTORÖNTGENOGRAM:

  • Boy filmi ve Skolyoz filmi.
  • Özellikle gençlerde ve gelişme çağlarında sık görülen omurga eğriliği (skolyoz) ve bacakların uzunluk ölçümünde yararlanılan bir tetkiktir.
  • Her iki tetkik de röntgen cihazında yapılır.Özelliği gereği farklı donanımlı bir cihaz gerektirmektedir.

RÖNTGEN

Konvansiyel Röntgen:

İhtiyaç duyulan kontrastlı ve kontrastsız tüm tetkikler yapılır. Kontrastlı tetkiklerden IVP ile üriner sistemin (böbrek ve idrar yolları) , ÖMD, ince bağırsak pasaj grafileri tek ve çift kontrastlı kolon grafileri ile sindirim kanalına ait çeşitli hastalıklar teşhis edilebilmektedir.

USG (ULTRASONOGRAFİ)

Batın (karın) , gebelik, göz, troid, boyun, meme, testis, prostat, yumuşak doku (omuz, cilt altı kitle lezyonları v.b) , bebeklerde kranium (baş) ve kalça v.b organ ve bölgelerin tetkikleri yapılabilmektedir.

Bebeklerde Kalça Ultrasonu:

Yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde, kalça ekleminin değerlendirilmesinde kullanılır. Tetkik için en uygun dönem 3. haftadan sonra 6. aya kadar yapılmasıdır. 

Yapılışı: 

  • Bebek bezi açılıp masaya yan yatırılır 
  • Bacaklar düz ve kıvrılmış pozisyon verilerek incelenir. 
  • Bebeğin tetkik öncesi, altı temizlenmiş ve doyurulmuş olması istenir. 
  • Ortalama tetkik süresi 15 dakikadır.

Faydaları: 

Kalça ekleminin anormal gelişiminin ya da yerleşiminin gösterilmesinde son derece duyarlıdır. Tetkikin sonucunda çıkık saptanırsa tedaviye erken başlanmış olacağından ameliyata gerek kalmaksızın özel ortopedik bandaj kullanılarak kalça normale döner. Tedavinin etkinliği de ultrasonografi ile takip edilir.

BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ

DOPPLER

Vücutta damarlar içindeki kan akımının değerlendirilmesini sağlayan özel bir ultrason tipidir.Doppler ultrasonografi ile vücudumuzun hemen Her bölgesinde arter ve venlerdeki hastalıklar tanınabilir. 

Doppler ultrason incelemesi, kan damarları ve kanın damarlardan geçişi hakkında çok önemli bilgiler verir. Özellikle atardamar ve toplardamardaki sorunları değerlendirmek için çok uygun bir yöntemdir. Vücudumuzun her yerinde kan damarları olduğundan bu tetkik vücutta hemen hemen her yerde kullanılabilir. En sık rastlanan alanlar ise; boyun, kalp, karın, bacaklar, hamilelik ve kadın hastalıklarıdır. 

Boyunda doppler ultrason, karotis ve vertebral arterlerin değerlendirilmesinde kullanılır. Bu damarlar beyine kan taşırlar ve tıkanabilirler tıkanma ise inmeye neden olabilir. Doppler USG, karın organlarında özellikle böbrekler ve karaciğer amaçlı yapılır. Tansiyon yüksekliğinin araştırılmasında böbreklerin değerlendirilmesi, siroz gibi hastalıkları değerlendirmek için karaciğer tetkiki yapılır. 

Bacaklardaki kan akımının değerlendirilmesinde; atardamarlardaki tıkanıklıkların, toplardamardaki pıhtıların ya da bacak şişmelerinin nedenlerinin gösterilmesinde temel yöntemdir. 

Hamilelikte, bebekte gelişim geriliği, annede tansiyon ve şeker hastalığı varlığı gibi nedenlerde Kadın hastalıklarında ise; rahim ve yumurtalıklarda saptanmış kitlelerin ayırımlarının yapılmasında, yumurtalık torsiyonu (etrafında dönmesi) dış gebelik tanısı gibi nedenlerle kullanılır. 

Batın bölgesini amaçlayan renkli doppler ultrasonda tetkik öncesi yaklaşık 6 saatlik açlık istenir. Diğer doppler ultrason tetkikleri için ise hazırlık gerekmez. Tetkik ağrılı olmayıp, işlem süresi bölgesine göre 20–60 dakika sürer. İşlemin süresi incelenecek vücut bölgesine ve anatomisinin zorluğuna göre değişir. Damar sertliği olan hastalarda ve ileri derecede şişman olanlarda damarların değerlendirilmesi güç olabilir ve tetkik daha fazla zaman alabilir.

MAMOGRAFİ

Özel bir röntgen cihazı yardımıyla her iki memenin sıkıştırılarak çeşitli pozisyonlarda filmlerinin alınmasıdır. Mamografi çekimi esnasında meme dokusunun iyice sıkıştırılmasının amacı daha küçük lezyonları görebilmek ve radyasyon dozunu en düşük seviyeye indirmektir. Gerçekleştirilen meme tetkiklerinde elde edilen veriler, meme kanserlerinin erken tanısına olanak sağlamaktadır.

Tarama mamografi meme dokusunun adet döngüsünün içinde en iyi görüntülenebildiği dönemde yapılmalıdır. Meme kanseri kadınlarda nispeten sık görülen bir kanser türüdür. Kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. Tarama amaçlı mamografiye, meme kanseri açısından risk oluşturmayan kadınlarda 40 yaşında başlanmalı, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra ise yılda bir rutin olarak uygulanmalıdır. Kadınlar, her ay kendi kendine muayene yapmayı doktorundan öğrenmelidir. Bu muayene esnasında bir kitlenin doktor muayenesi ile saptanması durumunda mamografi yenilenir.

30 yaşından genç kadınlarda meme dokusunun yoğun olması ve bu nedenle görüntülemenin zor olması nedeniyle rutin mamografi önerilmez. Bu yaş gurubunda genellikle meme ultrasonografisi yapılır. Ailede (Anne, kardeş, teyze) meme kanseri varsa veya meme kanseri risk faktörleri olan kadınlarda mamografi aralıkları hekim tarafından düzenlenir. Tarama mamografisi, meme dokusunun en iyi görüntülendiği dönem olan adet kanamasının başladığı ilk hafta içerisinde, hormon seviyelerinin nispeten düşük olduğu günlerde çekilir. Çekim öncesi koltuk altına pudra v.s kullanılmamalıdır.

Eski Mamografi Tetkikleri Saklanmalı mı? 

Yeni tetkikler yorumlanırken genellikle önceki yıllarda çekilmiş görüntüler de dikkate alınır ve kıyaslanır. Bu nedenle eski grafiler saklanmalı ve çekime gelindiğinde yanında getirilerek radyoloji uzmanına sunulmalıdır.

Ele Gelmeyen Küçük Tümörler Mamografide Görülür mü?

Hastanın kendisi ya da doktoru tarafından hissedilmeyecek kadar küçük tümörleri mamografide görüntülenebilir. Ultrason rehberliğinde kuşkulu dokudan iğne ile biyopsi yapılıp patolojik inceleme ile kanser olup olmadığı anlaşılabilir.

KEMİK DANSİTOMETRİ

Bir kemik dansitometri tarama ve kemik mineral yoğunluğunu ölçmek için kemik yoğunluğu kaybını değerlendirmek amacıyla yürütülen bir testtir.  Bu test, kemiklerde kalsiyum kaybı sonucu gelişen kemik durum osteoporoz tanısı için kullanılır. Kemik dansitometride dual-enerji X-ray absorbsiyometri veya kemik yoğunluğu taraması bilinmektedir. Bu işlem sırasında çok az miktarda radyasyon kullanılır.

  • Kemik dansitometri kemik mineral yoğunluğunu değerlendirmede standart bir yöntemdir.
  • Kemik kaybının çabuk ve ağrısız ölçümünü sağlar,
  • Ölçümde sıklıkla kalça ve bel kemiğinin alt bölümü kullanılır

Kemik Yoğunluğu Ölçümü Neden Yapılır?

Kadınlarda, 40 yaşından sonra kemik kütlesinde kayıp başlamaktadır, bu durum menopoz ile hızlanmaktadır. Kadınlarda menopozun ilk on yılı içinde kemik kütlesinin ort. % 15; erkeklerde ise tüm yaşam boyunca % 20 - 30 kaybolmaktadır. Kemik kütlesindeki kayıp oranı arttıkça, kırık riski artmaktadır. Kemik yoğunluğu ölçümü ile hem osteoporoz ve kırık riski hesaplanabilmekte hem de tedavi sonrası takip yapılabilmektedir.

Menopozdan sonra kadınları en çok etkileyen olaylardan biri olan Osteoporoz kemiklerin kalsiyum içeriğinin kaybı sonucu kemiğin incelmesiyle kırık riskinin artmasıdır.

Kemik dansitometri sıklıkla osteoporozun tanısında kullanılır. Elbette bu durum erkeklerde de olabilir. Eğer kemik yoğunluğunuz düşük çıkarsa, siz ve doktorunuz kırık oluşmadan önce nasıl bir tedbir alacağınız ya da tedavi göreceğiniz konusunda planlama yapmalısınız.

Kemik dansitometri  kemik kaybına neden olan diğer olayların gösterilmesi yanı sıra uygulanan tedavinizin etkinliğinin değerlendirilmesinde de kullanılır.
           
Kemik Yoğunluğu Ölçümü Kimlere Yapılır?

  •     Sigara içiyorsanız ya da kalça kırığı gibi kişisel ya da ailesel bir öykünüz varsa
  •     Kemik kaybı ile birlikte seyreden hastalıkları olan bir erkekseniz
  •     Tip 1 (juvenil ya da insulin bağımlı) şeker hastaları, ya da osteoporoz aile öyküsü olanlar
  •     İdrar incelemelerinde aşırı kollajen artışları gösteren ve yüksek dozda kemik içeriği değişimine uğrayanlar
  •     Omurgalarında kırık olan ya da osteoporozun diğer bulgularını taşıyanlar
  •     Menopoz öncesi dönemde osteoporoz açısından yüksek risk taşıyan kadınlara
  •     Cerrahi olarak menapoza giren (her iki yumurtalığı alınan) kadınlara
  •     Menopoz sonrası risk faktörleri taşıyan kadınlara
  •     Zayıf ve uzun boylu menopoz sonrası kadınlara
  •     Ailede osteoporoz öyküsü bulunanlara, omurga kırığı olanlara
  •     160 cm den kısa boy ve 50 kg. dan düşük ağırlık
  •     Yılda 2,5 cm. den fazla boy kısalması olanlara
  •     65 yaştan büyük olanlara
  •     Kalsiyumdan fakir beslenenlere
  •     Erişkin yaşta küçük darbe veya travmalarla kırık oluşması durumlarında
  •     Röntgen filminde kemik yoğunluğunda azalma (osteopeniye) saptananlara
  •     Aşırı Alkol, sigara, kahve tüketenlere
  •     Östrojen tedavisine kontrendikasyon varsa
  •     Testeren seviyesi düşük olanlara
  •     1 aydan uzun süren hareketsiz (immobilizasyon) kalmak zorunda olanlara
  •     Şeker hastalarına
  •     Heparin, Antiasit Kortikosteroidler (Prednisone), Dilantin ve Barbituratlar , Tiroid Hormonu gibi ilaçları uzun süreli kullananlar

Kemik Yoğunluğu Ölçümü Kimlere Yapılmaz?

  • Hamilelere
  • İnceleme tarihinden 2 - 6 gün önce ağız veya damar içi yolla kontrast madde kullanmış olanlara
  • Hareketsiz yatamayanlara
  • İleri derecede omurga deformasyonu olanlara yapılamaz

HSG (HİSTEROSALPİNGOGRAFİ)

VOİDİNG SİSTOÜRETROGRAFİ

KONTRASTLI MİDE GRAFİSİ

KONTRASTLI ÖZOFAGUS GRAFİSİ

KONTRASTLI BAĞIRSAK(KOLON) GRAFİSİ

İVP (İLAÇLI BÖBREK FİLMİ)

4D USG (4 BOYUTLU ULTRASONOGRAFİ)

Gebelikte bebeklerin incelenmesinde gelinen en son aşama olan 4 Boyutlu Ultrasonografi ile bebeğinizin sağlığını ve gelişimini gözlemleyebilir, anne karnındaki 4 Boyutlu görüntüsüne sahip olabilirsiniz. Bebeğin iyilik hali, önce ayrıntılı ultrason ve renkli doppler ultrasonografi incelemeleriyle tespit edilir. Ardından yapılan 4 Boyutlu inceleme ile bebeginize ait ömür boyu saklayabileceğiniz fotoğrafik görüntüler elde edilir. Bebeğin çevresindeki amnios suyu miktarının yeterli olması ile ilişkili bir tetkiktir. En uygun inceleme dönemi 6. ve 7. aylar arası olmakla birlikte, suyun azaldığı durumlar ve gebeliğin son ayı dışında her zaman yapılabilir. 

4 Boyutlu Ultrasonografi ile bebeğinizin sağlık durumunu belirlemenin yanında anne karnındaki fotoğraflarına da sahip olacaksınız. Bu mutlu ve güzel anı görüntülemek için  Kadın-Doğum ve Radyoloji Uzmanlarımıza Başvurunuz.

BİYOPSİ